NASA’nın dört astronotu Ay’ın çevresinde 10 günlük tarihi bir yolculuğa çıkarmasından altı ay sonra görevden elde edilen ilk bilimsel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Nisan ayında gerçekleşen ve 50 yılı aşkın bir aradan sonra insanlığı Ay’a en çok yaklaştıran Artemis II görevi, yalnızca büyüleyici manzaralar sunmakla kalmadı, aynı zamanda eğitimli insan gözlemcilerin bilimsel araştırmalara kameralardan çok daha fazlasını katabileceğini kanıtladı. 7 Ekim’de yayımlanan kapsamlı rapor ve veri arşivi, Ay’ın şaşırtıcı renk çeşitliliğini, göktaşı çarpmalarının sıklığını ve gelecekteki yüzey görevlerine ışık tutacak hayati dersleri gözler önüne seriyor.
Astronotların jeolojik gözlemleri Görevden elde edilen en değerli çıktının, çekilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflardan ziyade astronotların sözlü ve yazılı tasvirleri olduğu belirtiliyor. Fırlatma öncesinde yoğun bir Ay jeolojisi eğitiminden geçen mürettebat, görev sırasında adeta bilim ekibinin sahadaki uzantısı olarak görev yaptı. Uçuş esnasında ikili gruplar hâlinde çalışan astronotlardan ikisi Dünya’daki kontrol merkeziyle konuşurken, diğer ikisi gördüklerini yüksek teknolojili dijital saha defterlerine kaydetti, çizimler yaptı ve harita

