Elektrikli otomobillerin yükselişi, içten yanmalı motorların sonu olarak görülürken BMW'de tam tersi yaşanıyor. Otomotiv dünyasında elektrikli araçların yükselişi her zaman geleneksel motorların sonu olarak yorumlandı. Sürüş keyfi ve yüksek performanslı içten yanmalı motorlarla ün salmış BMW gibi bir marka için batarya çağına geçiş, ilk bakışta kendi mirasına bir ihanet gibi görünebilir.
Ancak oldukça ironik bir şekilde, bugün BMW logolu devasa V8 ve sıralı altı silindirli motorların yollarda kalmaya devam edebilmesinin en büyük sebebi yine şirketin elektrikli araç satışlarındaki başarısı. Özellikle sıkı emisyon düzenlemelerinin uygulandığı pazarlarda, markaların sattıkları tüm araçların ortalama karbondioksit salınımı belirli bir sınırın altında kalmak zorunda. Kurallar içten yanmalı motor satışını doğrudan yasaklamasa da filo ortalaması sınırı aşan üreticilere ağır cezalar kesiyor.
Bu noktada elektrikli araçlar devreye giriyor. Satılan her sıfır emisyonlu elektrikli araç, çok yakıt tüketen yüksek hacimli benzinli bir modelin yarattığı karbon ayak izini dengeleyerek markalara yasal olarak nefes alma alanı sağlıyor. ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER V8'LERİ KURTARDI BMW Group Avustralya CEO's




