Suriye'li bir anne ve kızını on yıllık bir süre boyunca takip eden Itab Azzam ve Jack MacInnes, dönüşüme uğrayan bir aileyi gözler önüne seriyor. BBC'nin bu mülteci belgeselinde, Suriyeli anne Nisreen –arkasında dört çocukla birlikte Almanya'ya doğru Balkanlar'ı yaya olarak aşmaya çalışırken görünüşte perişan bir durumdayken– ani bir neşe patlaması yaşıyor. "Bu hayatımda geçirdiğim en iyi tatil! Harika bir macera. Artık yağmurda yürüyme şansım var – buna bayılıyorum!" diyor.
Erken yaşta görücü usulüyle evlendirilen ve iç savaş yüzünden Halep'ten çıkmaya zorlanana kadar Suriye'den hiç ayrılmamış olan Nisreen için meçhule yapılan bu atılım, tam bir özgürlüğü temsil ediyor. Itab Azzam ve Jack MacInnes'in mükemmel, açık sözlü ve son derece etkileyici filmi, mültecilerin ya dış tehditler ya da tarihin kurbanları olduğu yönündeki olağan ikilikleri es geçiyor. Düz soyutlamalar yerine karmaşık gerçeklikle karşılaşıyoruz.
2015'ten 2025'e kadar olan 10 yıllık sürede ağırlıklı olarak Nisreen'in en büyük kızı Israa'ya odaklanan film, coğrafi yerinden edilmenin ve kültürel kopuşun aileleri ve yaşamları içeriden nasıl yeniden şekillendirdiğine dair samimi bir kronik sunuyor.



