Kandinsky’nin sanatçı anlayışı üzerinde de durmamız gerektirir. Zira onun sanatçısı yalnız teknik maharet sahibi değildir. Sanatçı, çağının henüz fark etmediği manevî imkânları sezebilen ve bunları biçime dönüştürebilen kişidir.
Kandinsky’nin manevî üçgen tasavvurunda sanatçı, insanlığın manevî hareketinin önünde bulunabilir ve bu düşünce sanatçıya önemli bir öncülük vazifesi yükler. Ama bu bakış İslam sanat nazariyesi bakımından şu iki meseleyi doğurur: 1-Sanatçının kendisine mahsus idraki; 2-




