Japon okullarında çalışırken, gençlere yurttaşlık gururu aşılamanın başkalarını düşünen bireyler yarattığını gördüm. Kamusal alanda müzik dinleyen iki tür insan vardır: kulaklık takanlar ve burada muhtemelen kullanamayacağım bir kelimeyle tanımlananlar.
Kamusal alanlarda sesli yayın yapmak (ses çalmak, video izlemek veya hoparlörle konuşmak), İngiltere'deki on kişiden sekizini çileden çıkaran bir antisosyal davranış biçimidir ve Andy Burnham'ın da bu sekiz kişiden biri olmasına sevindim.
Ancak "kulaklık takmayanlara" para cezası verme politikasını memnuniyetle karşılasamacım, bunun sorunu çözeceğinden emin değilim. Bu davranış yalnızca bir rahatsızlık değil, aynı zamanda daha derin bir toplumsal sorunun, yani empati erozyonunun ciddi bir göstergesidir.
Sosyal kopukluk hissiyatının yaygın olduğu bireyci bir kültüre, yasalarla yurttaşlık gururu kazandıramazsınız.



