Üniversiteler, öğrencilerin ve öğretim üyelerinin yapay zeka kullanımını benimsemesi açısından kritik bir noktada. Zaten Harvard gibi üniversiteler, yapay zeka avatarının "eğitmen" olduğu dersler sunuyor. Yapay zekanın yüksek eğitime sunduğu vaatler tanıdıktır: daha az yönetim, daha fazla öğretim kapsamı, daha iyi geri bildirim ve daha akıllı değerlendirme sonucunda verimlilikte artış.
Ancak bu sorunları çözmek amacıyla yapay zeka (AI) sistemlerini devreye sokmak çözüm değil. Aksine, yapay zeka sistemleri üniversitelerin gerilemesine neden olan bürokrasiyi büyütecek ve hızlandıracaktır. Uygulamada, daha muhtemel sonuç daha karanlıktır: Yapay zeka, üniversitelerin bürokratik mekanizmalarını basitçe ortadan kaldırmayacak; bu makineye yeni bir yapay zeka uyumluluğu rejimi verecek; daha fazla politika, daha fazla form, daha fazla takipçi, daha fazla gözetim rolü ve zaten zayıflamış olan öğretim üyelerine daha fazla iş indirilecek.
Tehlike, yapay zekanın üniversiteleri yok etmesi değil, üniversitelerin yapay zekayı kendilerini işlevsiz hale getiren süreçleri korumak için kullanmasıdır. Bu gerçekleşirse, öğretim üyelerinin araştırmaya daha az, öğretime daha az, doğrudan katkı sağlamayan faaliyetlere ise daha fazla zaman ayırdığını görebiliriz.




