İnsan genomunun yarısına yakın bir kısmı sözde "atlayan genlerden" oluşmaktadır. Bu DNA dizileri, kendilerinin kopyalarını çıkararak genom içinde başka bir konuma tekrar eklenebilir ve evrimi yönlendiren çeşitliliğin yaratılmasında ile diğer genlerin nasıl açılıp kapanacağının düzenlenmesinde önemli bir işlevsel rol oynayabilir.
Bununla birlikte, bu sıçramalar aynı zamanda genomu daha az kararlı hale getirebilir ve nörogelişimsel bozukluklar, otoimmün hastalıklar ve kanser ile ilişkilendirilmiş mutasyonlar yaratabilir.




